29 Ocak 2010 Cuma

Geçen Yıl Bugün, Bu Saat

www.marjinalclub.blogspot.com dan, annemin klavyesinden :)

Umut'cum! Film Yarın Kopacak :)

Umut'un en baştan beri Dila'nın doğumuna dair kullandığı ve benim de çok güldüğüm bir deyim: Film Kopması. "Koptu, kopmadı, ne zaman kopacak, kopunca hemen beni ara" gibi bir sürü konuşma geçti aramızda. Ben de haberlerimizi bu ifadeyi kullanarak vermek istedim.

Dila, bu perşembeyi de pas geçti ama yarın geliyor. Bir aksilik olmazsa. Az önce son kontrolümüzden çıktık ve hala normal doğuma dair bir belirtisi yok kızımın. Ama suyu azalmış ne yazık ki. Şu an sınırın azıcık altında, tehlikede değil ama daha fazla da beklenemeyecek durumda. Riske atmamak için doktorumuz bizi yarın sabah sezeryan doğum için bekliyor.

Açık söylemek gerekirse heyecanlandım. Azıcık da ağladım.

30 Ocak 2009 genelde okul zamanlarında hep sömestr tatillerine denk gelecek ve kızım hiç okulda doğum günü kutlayamayacak belki ama bence kulağa güzel bir tarih gibi geliyor. Artık daha fazla ne yazabilirim bilemiyorum. Kalbinizin bizimle olduğuna eminim. Görüşmek üzere :)

27 Ocak 2010 Çarşamba

Anne Nerdeee?


Annem bir süredir çok uzaklardaydı. İş için Brezilya'daydı. Orası dünyanın bir ucuymuş. Gideceği günün gecesinde bana sıkı sıkı sarıldı. Bütün gece birlikte uyuduk. Sonra sabah kalktım, bir de baktım ki annem yok :(

Yaklaşık 6 gün sürdü ayrılığımız. O yokken bana anneannelerim, babam ve de Hacer teyzem çok güzel baktılar. İlk gece babamla kaldım. Babam diyor ki,: o gece annemin yokluğunu hissetmişim. Sürekli uyanmışım, uykuya dalmakta zorlanmışım. Babam beni uyutmak için çareyi bana annemin tişörtünü vermekte bulmuş. Hatırlıyorum. Tişörte sarılır sarılmaz hemen uyudum.

Diğer günlerde ise anneannemlerde yattım. İkinci günden sonra keyfimin yerine geldiğini söylüyor herkes. Ara sıra "anne-anne" diye seslenerek etrafta annemi aradıysam da bu hüzünlü hallerim çabuk geçti. Annem burada yokken yürümelerim iyice gelişti. Oyunlarım da.

Babam her gün anneme o günümün nasıl geçtiğini anlatan detaylı mailler attı. Bazen de telefonda konuştuk.

Derken iki akşam önce annem geldi. Onu kapıda ilk kez görünce önce şaşkın şaşkın baktım. Bu şaşkınlığın ardından hemen atıldım annemin kollarına. Yüzünü öpmeye, sıkıca sarılmaya başladım. O gece de yine annemle uyudum. Daha doğrusu ben uyudum o bütün gece beni izledi.

Canım annem bana oralardan ciciler getirmiş. Yaz gelsin, bu cicilerimi giyerek denize gideceğim. Yaşasınnn...

17 Ocak 2010 Pazar

İndirimleri Kaçırmamalıyım


Bugün bütün anneannelerim ve annemle Natilius'taydık. Babamın bana aldığı cicilerin bazıları küçük gelmişti. Bu nedenle bunları değiştirmeye gittik. Natilius çok kalabalık idi ve de her yerde İNDİRİM şeklinde yazılar vardı. Anneme ne olduklarını sordum, "Büyüdüğün zaman kaçırmaman gereken şeylere indirim denir." dedi..

Giderken arabamı götürmediğimiz için ben hayatımda ilk kez market arabasına bindim. Bir de kilit zincirini yalamasaydım tam süper olacaktı..

Ardından uykum geldi ama uyumamak için direndim de direndim. Kendi arabam olsaydı belki uyurdum ama market arabasından bozma bebek arabasında da yatamazdım doğrusu :)

Uyuyamadığım için anneme yaptığım eziyeti tahmin edersiniz sanırım. Beni hep kucağında taşımasını istedim. Başka kimsenin kucağında olmayı kabul etmedim falan... Ama olsun, biraz daha büyüyünce ve de tastamam yürüyünce annemi bu kucak olayından kurtaracağım sanırım, umarım, umarız, umarlar :)

9 Ocak 2010 Cumartesi

Mutlu Yıllar Fırat'çım!



Dün Fırat'ın doğum günüydü. Bugün kutladık. Fırat annemin arkadaşı Cemal Amca'nın oğlu. Taylan'ın doğum gününe hasta olduğum için gidememiştim ya neyseki iyileştim ve Fırat'ın doğum gününü yakalayabildim :)

Doğum gününde kimler yoktu ki? Serpil-Kadir-Efe ve Bebiş Ün Ailesi.. Evet yanlış duymadınız. Bu sabah Serpil Teyze anneme hayırlı haberi vermiş. Bir bebişleri olacak. Çok sevindik...

Doğum gününe dönersek. Neslihan Abla ve Asu da oradaydı. Biz oraya gittiğimizde ben ilk başta biraz yabanilik yaptım her zamanki gibi... Uykumun da gelmiş olması sebebiyle ağladım da ağladım. Ama sonradan açıldım. Hele Fırat'ın halasının yaptığı mercimek köftesini mideye indirirken halimden çok memnundum. Ellerine sağlık, nefis olmuştu. Neslihan Abla ile yıldızım barıştıktan sonra kendisiyle pozlar verdim. Ancak makinemizin şarjını kontrol etmeden gittiğimiz için sadece birkaç poz çekebildik. Bu nedenle Asu'nun yüzünü öpmek bahanesiyle nasıl yaladığımı size gösteremiyorum. Çok ayıp olmamıştır umarım. Ama o Gaspar'dan alışıktır zaten :)

Diğer fotolarımızı İlker Amca'dan bekliyoruz. İlker Amca ve Ceyda Teyze annemin liseden arkadaşları. Aynı zamanda Hürücan Teyze'nin de arkadaşları. Bugün giderken kızları Cansu ile birlikte annemle beni evden aldılar ve Fırat'ın doğum gününe birlikte gittik. Yolda da Cansu ile süper eğlendik. Sanki kendisi çok büyükmüş gibi bana sürekli "bebe" diyor :)
İlker Amca'dan fotoğraflarım elince onları da size gösterebilirim.






Hacer Teyzemle Banyo Öncesi

Burası anneannemlerin banyosu. Kış geldiğinden beri ben genelde onlarda yıkanıyorum. Hem evleri bizimkinden çok daha sıcak hem de küvet düz olduğu için beni salıyorlar suların içine ben de şapur şupur oynayarak yıkanabiliyorum. İşte dün de banyo öncesi Hacer Teyzem ile sizin için poz verdik...

En Büyük Anneanne İle Oyunlar




En büyük anneannem yani Sevim Anneannem yaklaşık 2 aydır anneannemlerde kalıyor. Size daha önce onu tanıtmıştım. Annemin anneannesi. Konya'dan geldi. O geldiğinden beri sürekli birlikte oyunlar oynuyoruz. Benimle ilgilenirken annem de anneannem de onun varlığıyla biraz daha rahatladılar. Haftasonları da bize gelip süper mamalar yapıyor. Dün de işte onunla birlikte oyun oynadığımız bir gündü. Bir kanepeye dizdiğim oyuncakları karşı kanepeye taşıma oyunu. Sevim Anneannem'in yüzü bu fotoğraflarda çıkmamış ama onunla ayrıca sizin için daha güzel fotoğraflar çektireceğim. Burada önemli olan oyuncakları iki koltuk arasında taşırken bu işi yürüyerek yaptığımı görebilmeniz :) Bu metnin anafikri budur..

Foto-Foto

Anneannem de iyice fotoğrafçı oldu yani başımıza.. İyi ki gülmeyi çok seviyorum, hemen çeksin dursun..

3 Ocak 2010 Pazar

Yeni Oyunum


Dün akşam koltukta oturan anemin ayaklarına usulca yaklaştım. Bacağımı annemin ayaklarının üzerine attım ve başladım kendimi sallamaya. Bu benim yeni oyunum. Annem bana bunu kimin öğrettiğini tam olarak bilemedi ama bu oyunu istediğimi ona anlatma biçimimi çok beğendi. Kafayı da gömdüm bacaklarının arasına. Ohhh! Gel keyfim gel!

Bir Çingene Kızı


Bu elbisemi yeni yıl hediyesi olarak babam almış. Çok mutlu oldum ama yine de sanırım hala elbise giymek için biraz erken...

Yeni Yıl Mı?

Eğer beni bir daha böyle süslerle korkutacaksanız ben yeni yıl falan istemiyorum. Çok korktum ya ben bu süslerden :)

1 Ocak 2010 Cuma

Mutlu Yıllar Taylan'cım!

Bugün Taylan arkadaşımın doğum günü. Kendisi annemin arkadaşı Nazlı teyze'min oğlu. Annemle günlerdir Taylan'ın doğum gününe gitme hayalleri kuruyorduk ancak ben bugün nezle olduğum için ona da bulaşmasın diye gitmemeye karar verdik. İki gecedir hep çok ağlıyorum. Annemler kötü rüya gördüğümü sanıyorlar ama sanırım sebebi belli oldu. Bu sabahtan beridir hem halsizim hem de burnum sürekli akıyor. O nedenle doğum gününe gidemediğim için Taylancığım'dan çok özür diliyorum. Taylan bizim için neden özel derseniz? Size annemin bana hamileyken tuttuğu günlükten bir alıntı yapmak istiyorum:

01.01.09, perş.
21:31

Dila'cım Benim,
Anneciğim, bugün hem yılın ilk günü hem de Nazlı teyze'nin oğlu Taylan doğdu. Akşam üzeri aldık Taylan'ın doğum haberini, bütün şirket koşa koşa hastaneye gittik.
Taylan minicik, çok güzel ve pembe. Hazır hastanedeyken ben de arada doğurayım dedim içinden:) Herkes de aynı şekilde espri yaptı zaten. Taylan ve Nazlı'yı görünce gözlerim doğdu. Sana kavuşacağım anı hayal ettim. Pembiş pembiş, yumuk yumuk. İçimden bir ses senin de fazla beklemeyeceğini söylüyor. Taylan 23 gün erken doğdu.
Hastaneden eve dönerken sanırım psikolojik olarak etkilendiğim için benim de ağrılarım başladı. Sonra geçti ama :)
Baban Taylan'ın şerefine bir bira açtı şimdi. Sen doğunca kim bilir neler yapacak? Seni sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bu da babandan: "Kızım benim, bugün Taylan abini gördük. Ben onun ayaklarını tuttum. O kadar heyecanlandım ki; Dila'ma dokununca ne yapacağım diye düşündüm ve gözlerim doldu."

Aileme bu duyguları yaşatan Taylan'cığımı buradan kocaman öpüyorum. İyi ki doğmuşsun, iyi ki doğmuşuz :)